İnsan penisi, erkeklerde hem üreme hem de vücuttan idrar atılması görevleri bulunan bir organdır. Penisin ana bölümleri, penis gövdesini kaplayan deri ve glans adı verilen penis ucunu kaplayan sünnet derisi (prepus), penis kökü (radix), penis gövdesi (corpus) ve penis epitelidir.

Erkeklerde üretra adı verilen kanal, ejakülatör kanalla birleştiği prostat bezinden ve daha sonra penisten geçmektedir. Üretra, meatus adı verilen penisin ucundaki delikten dışarı açılmaktadır. Burası, hem spermlerin hem de idrarın dışarı çıktığı yerdir. Penisin büyük bir kısmı, kadınlarda klitoris ile aynı embriyonik dokudan gelişir. Penis ve üretra çevresindeki deri, kadınlarda labia minorayı (vajina dudakları) geliştiren aynı embriyonik dokudan gelmektedir.

Ereksiyon kavramı penisler için en önemli konulardan biridir. Cinsel uyarılma sırasında beliren ereksiyon halinde penis sertleşir ve dikleşir. Ereksiyonlar cinsel olmayan durumlarda da ortaya çıkabilir; doğal ve hazırlıksız olan bu ereksiyonlar, ergenlik dönemlerinde ve uyku sırasında sıklıkla görülmektedir.

Sarkık (yumuşak) durumda, penisin gövdesi oldukça pürüzsüz, göz kapağı kadar ince bir deri ile kaplanmış ve adeta bir sünger gibidir. Sünnetsiz erkeklerde penisin glansı (ucu veya kafası) sünnet derisi ile kaplıdır. Tamamen dik (sert) durumunda, penisin gövdesi serttir ve penis derisi sıkı ve gergindir.

Dik penisin glansının çiğ mantara benzediği söylenebilir. Erekte olmuş bir penis düz veya kavisli olabilir; yukarı doğru, aşağı doğru veya düz bir pozisyon alabilir. Geçtiğimiz yıllarda, penis büyüklüğü ve ölçüleri üzerine yapılan geniş çaplı bir araştırmaya göre, ortalama dik bir insan penisinin uzunluğunun 13 cm ve çevresel uzunluğunun 11 cm olduğu sonucuna varılmıştır. Sarkık penisin yaşı veya büyüklüğü erektil uzunluğa doğrudan etki etmemektedir.

Penis üzerinde yapılan en yaygın değişiklik türü sünnettir. Bu operasyonda, sünnet derisinin bir kısmı veya tamamı, çeşitli kültürel, dini ve nadir de olsa tıbbi nedenlerden dolayı kesilip alınmaktadır. Sünnet operasyonlarının insan sağlığı ve cinsellik konusunda olumlu veya olumsuz etkilere sahip olmasu ile ilgili tıp dünyasında farklı görüşler bulunmaktadır.

İnsan Penisinin Anotomisi

  • Penisin Yapısı

İnsan penisi üç doku kolonundan oluşmaktadır: Arka tarafında iki corpora cavernosa adı verilen dokular yan yana yer almaktadır ve ön tarafta bir corpus spongiosum bulunur. Corpora cavernosa, ereksiyon sırasında penisteki kanın çoğunu içeren sünger benzeri erektil doku bölgeleridir. Corpus spongiosum ise penis içindeki üretrayı çevreleyen süngerimsi doku kütlesidir.

Corpus spongiosumun genişlemiş ve soğana benzeyen şekildeki bombeli ucu, penis ucunu ve kafasını (glans penis), yetişkinlerde penis ucunu dışarı çıkarmak için geri çekilebilecek sünnet derisini (prepüs) destekleyen iki spesifik sinüzoid türüyle oluşturur. Sünnet derisinin tutturulduğu penisin alt kısmındaki alana frenum veya frenulum (Türkçe’de gemcik); glansın yuvarlak tabanına ise korona denilmektedir. Perineal raphe de penisin alt kısmı boyunca beliren çizgi şeklinde bir yapıdır.

İdrar yolunun son kısmı olan üretra, corpus spongiosum’u geçer ve meatus olarak bilinen penis başının ucundaki noktada son bulmaktadır. Bu açıklık, hem idrar hem de meni boşalması için bir geçittir. Spermler testislerde üretilmekte ve epididimiste depolanmaktadır. Epididimis, erkek üreme sisteminde testislere vas deferansa bağlayan bir tüptür. Vas deferans kanalları ise boşalmanın olacağı sırada spermleri epididimisten ejakülatör kanallara taşımaktadır.

Boşalma (ejakülasyon) sırasında spermler, mesanenin üzerinden ve arkasından geçen iki kanal olan vas deferens’e doğru itilmektedir. Sıvı yapı, seminal veziküller veya seminal bezler tarafından oluşturulur ve vas deferens, prostat bezinin içindeki üretraya katılan ejakülatuar kanallara dönüşür. Prostat ve bulboüretral bezler (üreme sistemindeki iki küçük ekzokrin bezinden biridir) oluşan sıvı yapıya daha fazla salgı eklemekte ve meni penis yoluyla atılmaktadır

Raphe, penisin ventral / alt kısmında bulunan, meatus (penis ucunda üretranın açıldığı yer) ve skrotumdan (testis torbası), perine (skrotum ve anüs arasındaki alan) doğru uzanan penisin lateral (yanal) yarımları arasında görünen çıkıntıdır.

İnsan penisi, hiçbir kemik veya kemiğe benzer yapı içermediğinden ve ereksiyon durumuna ulaşırken tamamen kanla dolduğu için diğer memelilerin birçoğundan farklıdır. Merkezden uzakta yer alan bir bağ dokusu, glansı desteklemekte ve bu yapı penisin fibros iskeleti için kritik  bir rol oynamaktadır. Bu yapısal özellik, üreme ansiklopedisinde Geng Long Hsu tarafından üretilen bir terim olan “os analog” olarak adlandırılmaktadır. Bu yapının, çiftleşme işleminde yıllar içerisinde meydana değişiklikler nedeniyle büyük olasılıkla evrimleşen bir erektil kemik kalıntısı olduğu düşünülmektedir.

  • Penisin En Hassas Noktası

Penis derisi: Penis gövdesini örten deri sinir uçları bakımından zengindir. Yine de, gövde derisi, glans ve sünnet derisinden daha az duyarlıdır.

Penis ucu: Glans penis adı verilen bu uç kısım, sünnetsiz erkeklerde sünnet derisi tarafından kısmen kaplanmış pembe bombeli yapıdır. Derin basınç ve ağrıya özellikle duyarlı yüksek konsantrasyonda serbest sinir uçlarına sahiptir.

Sünnet derisi (Prepus): Sünnet derisi veya prepus, glansı örten deri tabakasıdır. Sünnetli erkeklerde bir prepus yoktur, bunun yerine sünnet izi vardır. Bu sünnet izi, onlar için penisin en hassas kısmıdır.

Frenulum: Penisin bir başka hassas kısmı da frenulumdur. Frenum, sünnet derisini glansa bağlayan ince bir deri bandıdır. Meatusta (idrar ve spermin atıldığı açıklık) başlamaktadır. Bazı uzmanlar, frenulumun uzunluğunun penis duyarlılığında rol oynayabileceğini düşünmektedir. Gerçekten, kısa bir frenulum erken boşalmanın potansiyel bir nedeni olabilmektedir.

  • Penis Çeşitleri

Penisler farklı parametrelere göre sınıflandırılabilmektedir. Şekline göre, uzunluğuna göre, kalınlığına göre veya birtakım biyolojik faktörlere göre penis sınıflandırması yapabilmek mümkündür. Bunun yanında, penisler, erekte olurken içine ne oranda kan aldığına bağlı olarak şu sınıflara ayrılabilmektedir:

Et penisi: Bu penislerin hacminin büyük bölümü etten meydana geldiği için en inik halde dahi yaklaşık 10 cm uzunluğa sahiptir. Bu uzunluk dünya standartlarının üzerinde olduğundan, yapılan araştırmalara göre dünyadaki erkeklerin sadece %19’unun bu tür penise sahip olduğu bilinmektedir. Et penisleri, erekte olduğu zaman normal boylarının 1.2 ile 1.4 katına kadar büyüyebilmektedir.

Kan penisi: Dünyadaki erkeklerin yaklaşık %80’i bu tür penise sahiptir. İnik halde 4 – 6 cm arasında olan bu penisler, erekte olduğu zaman ise 2 – 4 katına kadar büyüyebilmektedir. Bu penislerden bazılarının yarı kan yarı et penisi özelliğine sahip olduğu söylenebilir. Bu penislerde, penis kafası oldukça iri olup erekte olduğundaki hacmine yakın bir büyüklüğe sahiptir ve gövdesi ise oldukç büzüşmüş haldedir.

Anormal penis: Penis konusunda yapılan sınıflandırmalara göre uzunluğu 16 cm’den çok uzun olan veya 7 cm’den kısa olan penisler anormak penis sınıfına girmektedir. Bu uzunluk değerleri cinsel anlamda mutlaka bir sorun teşkil etmektedir gibi bir çıkarım doğru değildir. Çok küçük penislere ise mikropenis olarak adlandırılmakta olup genellikle bir hastalık olarak nitelendirilebilmektedir. Bazı durumlarda, kasık bölgesinde yağ birikimi olan erkeklerde penis olması gerekenden birkaç cm kısa olabilmektedir. Bu durumu bir hastalık olarak değerlendirmek doğru değildir.

  • Penis Bölümleri

Penisin kökü (radix): Ortada penis ampulü ve ampulün her iki tarafında bulunan penisin bacaklarından oluşan bağlı kısımdır. Yüzeysel perineal kese içinde yer alır.

Penis gövdesi (korpus): Korpusun iki yüzeyi vardır: dorsal (erekte olmuş peniste arka üst kısım) ve ventral veya üretral (sarkık peniste aşağı ve arkaya bakan kısım). Ventral yüzeyde yanal yönde bir oluk mevcuttur.

Penisin epitelyumu, penis gövdesinin derisi, sünnet derisi ve sünnet derisinin iç kısmındaki ve penis glansını kaplayan preputial mukozadan oluşur. Epitel, penis gövdesinin alt kısmına bağlı değildir, bu nedenle ileri geri kayabilir.

Penisin Yaşa Göre Boy Uzaması

Ergenlik, her insanda belirli bir dönemde başlayan büyüme, gelişme ve diğer değişimlerin gerçekleştidiği bir süreçtir. Bu değişikliklerle karşılaşan erkeklerden bazıları vücudundaki gelişmelerde kaçınılmaz olarak diğerlerinin gerisinde kalabilmektedir.

Erkekler, cinsel olgunlaşmadaki önemli değişiklikler arasında, testislerin büyümesi ve testis torbasının incelmesi ve kızarmaya başlaması gibi değişikliklere maruz kalmaktadır. Bu değişikliklerle birlikte, penis büyümesi de her erkekte farklı oranlarda olmaktadır.

Cinsel farkındalık arttıkça, özellikle diğer ergenlik belirtileri (boy, vücut kılı ve ses değişiklikleri dahil) sağlamsa, penis büyüklüğü hakkındaki endişeler derinleşebilmektedir. Ne olacağını ve “ortalama” bir penis büyüklüğünün gerçekten ne anlama geldiğini bilmek, stresin hafifletilmesine yardımcı olabilmektedir.

Genel olarak, bir çocuğun cinsel organları biraz öngörülebilir aşamalarda gelişmektedir. Ulusal Çocuk Sağlığı ve İnsani Gelişme Enstitüsü’nün gerçekleştirdiği br araştırmaya göre, erkeklerde cinsel olgunlaşma aşamaları kabaca şu şekilde olmaktadır:

  • Ergenlik Başlangıcı: 9.5 ila 14 yaş
  • İlk Pubertal Değişim: Testislerin Genişlemesi
  • Penis Büyümesi: Testisler başladıktan yaklaşık bir yıl sonra
  • Kasık Kıllarının Görünüşü: 13.5 yıl
  • Rüyalanma (Uykuda veya rüyada boşalma): 14 yıl
  • Sakal, Ses Değişimi ve Akne: 15 yıl

Dikkat edilmesi gereken önemli olan şey, ıslak rüyalar ve akne aksine, cinsel organların büyümeye başlayacağı belirli bir yaş aralığı bulunmamaktadır. Erkeklerde, kızlara göre, ergenliğin ne zaman başlayacağını ve nasıl gelişeceğini bilmek zor olabilmektedir.

Bir penis 14 yaşına kadar küçük görünse bile, büyüme için hala bir fırsat vardır denilebilir. Bununla birlikte, birçok ebeveyn, oğlunun penisi vücut ve yüz kıllarının ortaya çıkmasından sonra büyümeye başlamazsa, doktora gitmeti isteyebilmektedir. Genel olarak, 18 ila 19 yaşları arasında, peniste çok az bir miktar daha büyüme beklenebilir.

Adolescent and Young Adult Health Care: A Practical Guide by Dr. Lawrence Neinstein kitabında yer alan bilgiler ışığında yaşa göre ortalama penis uzunluğu, sadece erkek çocuklarda genital gelişim için bir rehber görevi görmelidir. Bir çocuğun “programa göre” gelişip gelişmediğini kontrol etmek için kullanılmamalıdır (bu, sadece bir çocuğun güvensizliğinin altını çizebilecek bir eylemdir).

Erekte olmayan bir penis uzunluğunun yaşa göre yaklaşık aralıkları aşağıdaki gibidir:

  • 12 yaş:  5.8 cm
  • 13 yaş:  8.6 cm
  • 14 yaş:  9.9 cm
  • 15 yaş: 12.8 cm
  • 16 yaş: 13.6 cm
  • 17 yaş: 14.5 cm
  • 18 yaş: 15.0 cm
  • 19 yaş: 15.2 cm
  • 20 yaş ve üstü: 15.5 cm

Kaynakça:

0 Yorumlar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir